Tezin Sonucunda Ne Yazılır?
Evet, bu soruyu her öğrencinin kafasında en az bir kez yankı yapmıştır. Tez yazmanın son aşamalarına geldiğinizde o an başınıza gelecek en büyük dramı fark edersiniz: Sonuç kısmı. Çünkü tüm o yazdığınız sayfalar bir anda sona eriyor, ve “tamam, artık bitti” diyebilmek için o harika sonucu yazmanız gerekiyor. Ama ne yazmalı? İşte, biraz mizahi bir gözle ve günlük hayattan esinlenerek, tezin sonucunda ne yazıldığını keşfetmeye çalışalım.
Sonuç yazarken kendinize soracağınız sorular: “Ne yazmalıyım?”
Ben İzmir’de yaşayan bir 25 yaşında gencim. Çevremdeki insanlar hep “çok eğlencelisin” der, ama içimdeki kafalı, her şeyi çok düşünen halim bazen devreye giriyor. Mesela geçen gün yine yazı yazarken, kafamda “Tezinin sonucunda ne yazılır?” diye dönüp duruyordum. Hemen kendimle bir diyalog başlattım:
Ben: “Hadi bakalım, bu tez bitti. Sonuç kısmını yazacağım. Ama ne yazmalı?”
Kendi İç Sesim: “Yahu, bitti zaten! Kitap gibi yazdın, kaynakları ekledin, bir tek şu sonuca bakıyor millet. Ama korkma, sonuç kısmı hayatta en kolay yer!”
Ben: “Evet, haklısın ama… Hani bir de insanın içi rahat eder ya, sanki o sonucu yazınca her şey tamam olacakmış gibi… O kadar yazdım, sonunda o ‘bitti’ dediğin anı yaratmalıyım.”
Kendi İç Sesim: “Hayatındaki her şeyin çözümü bu kadar basit değil. Ama hadi, yaz bakalım, bakalım ne olacak!”
Ahh, doğru ya. Sonuç kısmı, çoğu zaman yapması en kolay görünen ama içsel olarak en zor olan kısımdır. Ne de olsa, yazdığınız tez; o ‘sonuç’ kısmıyla tamamlanacak ve evet, o sonuç kısmı gerçekten de her şeyin özeti olacak. Ama burada şunu unutmamalısınız: Sonuç kısmı sadece “Sonuçlar şunlardır…” diyerek bitmiyor. Her şeyin bir anlamı olmalı.
Sonuç kısmı = Özet + Yorum + Düşünsel Derinlik
Sonuç kısmı yazarken dikkat etmeniz gereken en önemli şeylerden biri, sonuçları basitçe özetlemek. Gerçekten de çok sık karşılaşılan bir durumdur: Konuya çok hakim olmadan sadece “bu çalışmada şunlar bulundu” şeklinde kuru bir yazı yazmak. Ama biz 25 yaşında, hayatın her anında bir anlam arayan gençleriz, değil mi? O yüzden hemen o klişelerden sıyrılalım ve biraz daha eğlenceli bir yaklaşım getirelim.
İzmirli biri olarak düşünün: Bir gün arkadaşınızla bir kafede oturuyorsunuz, ona hayatı anlatırken bir anda çok derin bir konuşmaya dalıyorsunuz. Biraz daha uzatıyorsunuz. Derken, bir bakıyorsunuz ki arkadaşınız “Evet, sonuç olarak bu demek ki…” diyerek lafı bitiriyor.
Ben: “Haa, tamam yani, hayat özetle böyle mi?”
Arkadaşım: “Evet işte! Her şeyin sonunda hep ‘Sonuç’ kısmı gelir. Her şeyin basit bir sonu var, çözümde çok zorlanma.”
Kendi İç Sesim: “Vallahi ben de sonuç kısmını böyle yazıyorum işte!”
Tez Sonuçlarında Kendinize Katkı Sağlayın
Her şeyin bir anlamı olmalı dedim. Evet, sonuç kısmı bir özet, ama aynı zamanda katkılarınızı, görüşlerinizi de eklemeniz gereken yer. O yüzden şöyle düşünün: Kendinizi bir bilim insanı olarak değil, belki de kendi hayatınızdaki başrol oyuncusu gibi düşünün.
Şimdi şunu yazıyorsunuz: “Yapılan bu çalışmanın sonuçları, şunları şunları ortaya koymaktadır. Bu da şunu demektir ki, insanların bilinçli davranmaları sonuçları doğrudan etkilemektedir.” Ama durun, hemen orada kesilmek yok!
Benim tavsiyem: Bunun altına kişisel bir yorum ekleyin. “Bence buradaki temel nokta, insanların bilinçli davranmaları ile çevresel faktörlerin birleşmesidir. Çünkü, şu anki toplumsal yapımızda bunlar giderek daha kritik hale gelmektedir. Örneğin, İzmir’de kahve içmek aslında bir düşünme eylemi haline gelmiştir.”
Burada işin içine biraz eğlence de katıyoruz, ama unutmayın, katkı kısmında ciddi bir derinlik olmalı.
Ve Sonunda “Sonuç” Sadece Sonuç Değildir
Yazının en kritik yerinde bir parantez açıyorum. Çoğu kişi “Sonuç” kısmını kısa ve net yapmak ister. Ama bu yaklaşım, tezinizi sadece yapay bir şekilde tamamlamanızı sağlar. Gerçekten sonuca inmek biraz daha fazla derinlik gerektirir. Sonuç kısmında, tezinizin öğrettikleri, öngörüleri ve katkıları hakkında fikirlerinizi dile getirmek önemli. Ama bunları yaparken bir yandan da o “neşeli” halinizi kaybetmemek gerek.
Örneğin, bir arkadaşım bana şu tavsiyeyi vermişti: “Tezde sonuç kısmı yazarken, içine biraz eğlence katmak faydalıdır. Böylece hem yazıya eğlenceli bir hava katmış olursun, hem de okur seni daha samimi hisseder.”
Tabii, bu yaklaşım her teze uygulanabilir mi? Bunu ben de bilmiyorum ama İzmirli ruhumun etkisiyle diyorum ki: Evet, kesinlikle olabilir! Çünkü, ne kadar ciddi ve derin olsanız da, biraz mizah her zaman işinize yarar.
Sonuçta Ne Oluyor?
Sonuç kısmı işte böyle bir şey. Kapanışa geldiğimizde, o kadar fazla düşünmüştük ki, o kadar çok konuya dalmıştık ki, sonunda sadece basit bir cümleyle bitirmemiz gerekiyor: “Sonuç olarak, bu tez şunları şunları ortaya koymuştur” diyerek bitirebilirsiniz. Ama unutmayın: Her tez, bir hikayedir. Hikayenizin sonunda, gerçekten neyi vurgulamak istiyorsanız, onu yazmalısınız. Eğlenceli de olabilir, ciddi de… Ama asla yapay olmamalı.
Tezlerinizi yazarken bol bol kahve için ve biraz da hayatın tadını çıkarın. Çünkü sonuç kısmı yazarken, aslında hayatın yani sizin hayatınızın sonuca nasıl bağlandığını düşünmek, belki de en önemli şeydir.