Kerenk Ne Demek?
Bir kelime bazen insanın içine saplanır. Ne olduğunu tam bilmezsin ama zihninde dönüp durur. “Kerenk ne demek?” diye ilk kez kendime sorduğumda, aslında bir sözlük cevabı aramıyordum. Daha çok bir hissin peşindeydim. Kayseri’de, akşamları evin sessizliğinde defterime bir şeyler karalarken o kelime tekrar tekrar karşıma çıktı. Sanki bir yerlerden beni çağırıyordu.
25 yaşındayım. Günlerim çoğu zaman rutin: işe git, dön, yemek ye, biraz düşün, sonra uyumaya çalış. Ama bazı kelimeler bu rutinin içine sızıyor ve her şeyi değiştiriyor. “Kerenk” de öyle oldu.
İlk Duyduğum An
Her şey eski bir akşamla başladı. Kayseri’de hava erken soğur, bilirsin. O gün de rüzgâr sertti. Arkadaşlarla bir çay ocağında oturuyorduk. Konu nereden açıldı hatırlamıyorum ama biri “Kerenk tarafına gitmiştim geçen” dedi.
O an durdum. Çaydan bir yudum alıyordum ama elim havada kaldı. “Kerenk mi?” dedim. İçimde garip bir his vardı; sanki daha önce duymuştum ama hatırlayamıyordum.
“Orası işte, şehrin biraz dışında, eski evlerin olduğu yer,” dedi biri umursamazca.
Ama benim içimde bir şey kıpırdadı. Sanki o kelime sadece bir yer değil, başka bir şeydi. Daha derin, daha kişisel.
İçimde Açılan Boşluk
O gece eve döndüğümde defterimi açtım. Yazmaya başladım ama kelimeler dökülmedi. Sadece şunu yazabildim: “Kerenk ne demek?”
Sonra uzun süre boş sayfaya baktım. İçimde tuhaf bir hayal kırıklığı vardı. Bir şeyi hatırlamak üzereymişim ama elimden kaçırmışım gibi. Bu his beni rahatsız etti. Çünkü genelde her şeyi hatırlayan biri değilimdir ama bazı şeyler vardır, unutulduğunda bile canını acıtır.
Kerenk işte öyle bir şeydi.
Bir Yolculuğun Başlangıcı
Ertesi gün iş çıkışı kendimi durduramadım. Otobüse binip o taraflara gitmeye karar verdim. Nereye gittiğimi tam bilmiyordum ama içimde bir his vardı; sanki orada bir şey beni bekliyordu.
Cam kenarına oturdum. Şehir yavaş yavaş geride kaldı. Binalar azaldıkça içimdeki merak arttı. Aynı zamanda biraz korku da vardı. Çünkü bazen bir şeyi çok merak etmek, onu bulduğunda hayal kırıklığı yaşama riskini de getirir.
Ben yine de gittim.
Yol boyunca düşündüklerim
Kendi kendime sorup duruyordum: “Kerenk ne demek? Bir yer mi, bir anı mı, yoksa sadece yanlış hatırladığım bir kelime mi?”
Her soru beni biraz daha içine çekiyordu. Sanki bir labirentin içinde yürüyordum ama çıkışı değil, merkezini arıyordum.
Kerenk’e Yaklaştıkça
Otobüsten indiğimde hava kararmaya başlamıştı. Eski evler, dar sokaklar… Şehir merkezindeki düzenli görüntüden çok farklıydı. Burada her şey biraz dağınık, biraz unutulmuş gibiydi.
Yürürken kalbim hızlanıyordu. Çünkü tanıdık bir şeyler görür gibi oluyordum ama tam çıkaramıyordum.
Bir tabelanın önünde durdum. Solmuş bir yazı vardı. Üzerinde “Kerenk” yazıyordu.
İçimden bir şey koptu o an. Ne olduğunu anlamadım ama gözlerim doldu. Bu kadar basit bir kelime neden bu kadar ağır hissettirmişti, bilmiyorum.
Hatırlamaya Başlamak
Bir anda çocukluğuma dair görüntüler geldi. Kayseri’nin biraz daha eski yılları… Tozlu yollar, akşam ezanı, annemin seslenişi.
Ve bir isim: Kerenk.
Aslında orası bir mahalleydi. Ama bizim için daha fazlasıydı. Çocukken bazı yerlere isimden çok his yükleriz ya, işte öyle bir yerdi. Orada bir arkadaşım vardı. En yakın arkadaşım.
Onu hatırladım.
Adı bile içimi acıttı şimdi: Emir.
Emir ve Kerenk
Emir’le Kerenk’te büyümüştük. Aynı sokakta top oynardık, aynı duvarlara yaslanıp hayaller kurardık. “Buradan gideceğiz,” derdi hep. “Bu sokaklar bize dar.”
Ben gülerdim ama içten içe inanırdım.
Sonra bir gün taşındılar. Hiç haber vermeden. Sadece gittiler.
O gün uzun süre dışarı çıkmadım. Çocuk aklımla bunu anlamaya çalıştım ama başaramadım. Bir insan nasıl bu kadar kolay gidebilirdi?
İşte o gün Kerenk benim için bitmişti. Ama ismi içimde kalmıştı.
Yıllar Sonra Aynı Yer
Şimdi oradaydım. Yıllar sonra. Aynı sokaklar ama farklı bir insan olarak.
İçimde tuhaf bir karışım vardı. Hem umut hem kırgınlık. Hem özlem hem boşluk.
Yavaşça yürüdüm. Evlerin arasında kaybolurken kendime sürekli şunu sordum: “Ben buraya niye geldim?”
Cevap yoktu.
Ama bir his vardı: tamamlanmamış bir şey.
Kerenk’in İçimdeki Anlamı
O an anladım ki “Kerenk ne demek?” sorusunun cevabı bir sözlükte yoktu. Bu kelime bir yer adıydı belki ama benim için bir kayıp, bir çocukluk, yarım kalmış bir dostluktu.
İnsan bazen bir kelimeye bir hayat sığdırır. Benim Kerenk’im de buydu.
Orada durup uzun süre sessiz kaldım. Rüzgâr yüzüme vuruyordu. İçimde bir rahatlama vardı ama aynı zamanda ağır bir hüzün.
Çünkü bazı şeyler bulununca iyileşmez. Sadece yerini bulur.
İçimde kalan son düşünce
O gece eve döndüğümde defterime tek bir cümle yazdım: “Kerenk, kaybolduğumu sandığım yer değil; aslında kendimi bıraktığım yerdi.”
Sonra uzun süre kalemi bırakamadım. Çünkü bazı kelimeler bittiğinde değil, hatırlandığında ağırlaşır.
Önerdiğimiz İçerik: Kerem ve Güneş Kasidesi kimin ?