İçeriğe geç

Ağzı olmayan hayvan var mı ?

Ağzı Olmayan Bir Hayvan Var mı? – Kayseri’de Yaşadığım Bir Hikaye

Hayatta, bazen en sıradan anlar bile insanın iç dünyasında derin izler bırakır. Kayseri’nin serin sabahlarından birinde, yollarımın kesiştiği o anı hatırlıyorum. Sadece basit bir soruydu bu, “Ağzı olmayan bir hayvan var mı?” Ama soruyu sorarken içimdeki boşluğu hissettim. O gün, bir köpeğin bana bakışındaki o sessiz çığlıkla birlikte, bu sorunun cevabını aramaya başladım. Bir köpeğin yaşadığı o çaresizliği, o sessizliği, dilinden dökülemeyen tüm sözleri düşündüm.

Bir Köpek, Bir Soru ve Kırık Bir Kalp

Bazen bazı sorular, çok basit gibi görünür ama onlar, insanı derinlemesine sorgulamaya iter. O sabah, kedilerimle oynayıp kahvemi yudumlarken, dışarıda biri ağlıyordu. Bir insan sesi değildi bu; bir köpeğin sesi. Hızla dışarı çıktım. Havanın soğukluğuna aldırmadan, sesin geldiği yöne doğru yürüdüm. Gözlerim ona odaklanmıştı, ama gözlerinin ardındaki acıyı hissedebiliyordum.

Bir köpek, ağzı kapalı, belki de midesindeki acıyı kimseye anlatamadan çaresizce, sesiyle kendini ifade etmeye çalışıyordu. Ağzı kapalıydı, ama gözleri konuşuyordu. Gözlerinde bir şey vardı; hayal kırıklığı, umut, ve biraz da korku… Bir hayvanın acısı ne kadar büyük olabilir ki diye düşündüm, ama o köpek, aslında her şeyimi değiştirecek bir soruyu bana sormuştu: “Ağzı olmayan bir hayvan var mı?”

Bunu bir soru olarak almadım aslında. Bütün o sessiz bakışlar, bütün o gözlerimin içine işlemişti. O an düşündüm ki, belki de gerçekten var. Belki de o köpek, bana kendi acısını anlatarak bir şeyler söylemeye çalışıyordu ama ağzı yoktu. Belki de bu, hayatta kimi zaman bizim de yaşadığımız bir durumdu.

Duygularını Bir Türlü İfade Edememek

İçimde bir boşluk vardı. Hayvanların kendilerini ifade etme şekli, bir insanın dilini kullanmasından çok daha farklıdır belki de. Biz insanlar, bazen kelimelerle sıkışırız. Duygularımızı sözcüklere dökemez, ya da bazen o kadar fazla sözcük kullanırız ki, anlamı kaybederiz. Ama hayvanlar, kelimelerden bağımsız olarak, sadece gözleriyle, bakışlarıyla ya da bir hareketleriyle tüm duygularını anlatabilirler.

Ağzı olmayan bir hayvan, belki de kelimelerle anlatamadığımızı anlatıyor olabilir. O köpeğin bana bakışı, bana bir dilin ötesinde bir şey söylüyordu. Bazen o kadar ağır bir şey yüklenir ki insanın içine, kelimelerle ifade edemez. Sadece içindeki sessiz çığlıkları duyarsın, ama ağzın yoktur. Ne söyleyeceğini bilmezsin, ama herkes duyduğunda seni anlayamayacak gibi hissedersin.

Bir Anlık İntikam ve Kendini Anlatma Çabası

O köpek, ağzı olmadan hayatta bir yere varabilir miydi? Kim bilir… Onun dertleri, benim dertlerim gibi miydi? İçimde bir duygu vardı, bir hüsran duygusu. Yavaşça köpeği sevmek için eğildim. Yumuşak, ince bir bakışla bana karşılık verdi. O an her şey sessizleşti, hiçbir şey yoktu. Yalnızca o köpeğin gözleri, hayatın anlamını bir şekilde anlatıyordu bana. Kendisini anlatabilmek için onca şey yapmıştı, ama hiçbir şeyle karşılık alamamıştı. Belki de bir süre sonra ağzı olmayan bir hayvanın dünyasında, tüm bağırışlar sadece bir yankı olur.

Ağzı olmayan bir hayvan, kelimelerle mücadele etmekten çok, duygularını anlamaya çalışan bir varlıktır belki de. İnsanlar, sesler ve kelimeler arasında sıkışıp kalır, ama hayvanlar duyguları öyle bir şekilde hissederler ki, kelimelere ihtiyaçları yoktur. Bazen gözleriyle, bir bakışla, bütün dünyayı anlatabilirler.

Kendimi Bir Kez Daha Bulduğum An

O köpek bana bir şeyler öğretmişti. Bu basit sorunun içinde, ne kadar çok şey vardı. Belki de bazen insanın kendisini anlatmak için çokça kelimeye, yüksek sesli ifadeye ihtiyacı yoktur. Belki de bazen sadece bakmak yeterlidir. O köpek, bana ne kadar çaresiz olursa olsun, duygularını anlamamı öğretti. Her bir hayvan, kendisini anlatmak için farklı bir yol seçer. Belki de bizler, kelimelerle bu kadar çaba harcarken, onlar duygularıyla, gözleriyle her şeyi anlatıyorlardır.

Bir hafta sonra, o köpek yine geldi. Ama bu sefer, gözlerinde farklı bir şey vardı. Umut vardı, biraz da iyileşmişti. Sessiz bir şekilde yanımda durdu, ama o an, bu kez kelimelere gerek olmadığını biliyordum. O köpek bana, kendi acısının, sesinin ve duygularının çok daha derin anlamlar taşıdığını gösterdi. Ağzı yoktu, ama artık o sessiz bakışlarında bütün dünyayı hissedebiliyordum.

Sonuçta Ne Anlatmak İstedim?

Hayvanların bazen ağzı yoktur, ama her birinin duyguları vardır. Bizi anlatmak isteseler de, bazen kelimelere dökemezler. Bir köpek, ağzı olmadan bile içindeki her şeyi gözlerinde anlatabilir. Kim bilir, belki de bizim yaşadığımız her hayal kırıklığı, her kırık kalp, onların gözlerinde bir anlam bulur. Bazen sessizlik, kelimelerden daha fazla şey anlatır. O yüzden ağzı olmayan hayvanlar, belki de en çok hissedilenlerdir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betexperbetexpergir.net