Adalyadavetiye ekibi olarak “2025’te jandarma uzman erbaş alımı olacak mı” hakkındaki bu içeriğin sizler için değerli olduğunu umuyoruz. Görüşmek üzere!
2025’te Jandarma Uzman Erbaş Alımı Olacak mı? Kayseri’de Bir Gencin Bekleyişi
Merhaba! Adalyadavetiye sayfasına hoş geldiniz. Bugün gündemimizde “2025’te jandarma uzman erbaş alımı olacak mı” var.
Bir sabahın sessizliği ve içimde büyüyen soru
Kayseri’de sabahlar soğuk olur. Özellikle kışa yakın zamanlarda, camın kenarına oturup dışarıyı izlemek bile insanın içini titretebilir. Ben 25 yaşındayım. Günlüğüm hep masamın köşesinde durur; bazen kapağını açmaya bile cesaret edemem, çünkü içindekilerle yüzleşmek kolay değildir.
O sabah yine aynı soruyla uyandım: “2025’te jandarma uzman erbaş alımı olacak mı?”
Bu soru sadece bir bilgi arayışı değil benim için. Bu soru, hayatımın yönünü değiştirebilecek bir ihtimal. Bir gelecek ihtimali. Bir çıkış kapısı.
Telefonumu elime aldım, saatlerce haberleri, forumları, duyuruları karıştırdım. Ama net bir cevap yoktu. Herkes bir şey söylüyor ama kimse kesin bir şey bilmiyor gibiydi. İçimde garip bir sıkışma hissettim. Umut ile belirsizlik arasında gidip gelen bir sıkışma.
Hayallerin başladığı yer: çocukluk değil, eksiklik
Benim jandarma olma hayalim çocukluk hayali değil aslında. Daha çok eksiklikten doğdu. Kayseri’nin bazı mahallelerinde büyüyen biri olarak, düzen, disiplin ve bir yere ait olma hissi hep uzaktan izlediğim şeylerdi.
Babam hep “düzgün bir işin olsun” derdi ama bu cümle hiçbir zaman bana yol göstermedi. Ne demekti düzgün iş? Masa başı mı, güvenceli mi, saygın mı?
Ben bunların hiçbirine tam olarak sahip değildim. Belki de bu yüzden üniforma fikri içimde büyüdü. Bir düzen, bir netlik, bir amaç… Jandarma uzman erbaş olmak fikri ilk kez aklıma düştüğünde içimde garip bir rahatlama hissetmiştim. Sanki uzun zamandır kayıp olan bir parçayı bulmuşum gibi.
Ama şimdi, 2025’te alım olacak mı sorusu bile beni belirsizliğin içine tekrar çekiyor.
Kayseri’nin soğuk sokaklarında düşünmek
O gün dışarı çıktım. Erciyes’in karı uzaktan bile görünüyordu. Ellerimi cebime koydum, yürümeye başladım. İnsanlar işlerine gidiyor, kimse benim içimdeki fırtınayı bilmiyordu.
Bir kafeye oturdum. Çay söyledim. Telefonu tekrar açtım.
“Jandarma uzman erbaş alımı 2025”
Aynı cümleleri defalarca yazıp sildim. Sonuç yok. Netlik yok.
İçimde bir ses “devam et” diyordu. Bir başka ses “ya olmazsa?” diye fısıldıyordu.
İşte en zor tarafı buydu. Sadece beklemek değil, beklerken umudu kaybetmemeye çalışmak.
Günlüğümle yüzleşme
Eve döndüğümde günlüğümü açtım. Sayfalar arasında eski notlarım vardı. “Başvurular açılırsa hemen hazırlanacağım.” “Fiziksel yeterlilik için daha çok koşmalıyım.” “Bu defa kaçmayacağım.”
Ama gerçek şu ki, bazen kaçıyorum.
Çünkü belirsizlik insanı yoruyor. Özellikle de hayatını tek bir ihtimale bağladıysan.
Kalemi elime aldım ve yazdım:
“2025’te jandarma uzman erbaş alımı olacak mı bilmiyorum. Ama olursa hazır olmak istiyorum. Olmazsa ne yapacağımı da bilmiyorum.”
Bu cümleyi yazarken elim titredi. Çünkü ilk defa bu kadar açık konuşuyordum kendimle.
Umut ile hayal kırıklığı arasında
Okumaya Değer: 2025 İŞKUR maaşı ne kadar olacak ?
Akşam olduğunda ev sessizdi. Dışarıda rüzgâr vardı. Kayseri’nin rüzgârı bazen insanın içini de temizler, bazen de daha çok dağıtır.
Benim içimde ikinci olan oluyordu.
Bir an gözümde kendimi düşündüm: üniforma giymiş, bir görevde, sorumluluk almış, net bir hayatın içinde.
Sonra gerçek geldi: bekleyen ben, belirsiz haberleri takip eden ben, her bildirime umutla bakan ben.
İki farklı kişi gibiydim.
Ve bu ikisi birbirine hiç benzemiyordu.
2025 beklentisi: sadece bir alım değil, bir dönüşüm
“2025’te jandarma uzman erbaş alımı olacak mı?” sorusu dışarıdan bakınca basit bir duyuru gibi görünüyor olabilir. Ama benim için bu soru, hayatın yönüyle ilgili.
Olursa, düzenli bir yol açılacak. Fiziksel hazırlıklar, başvurular, sınavlar… Belki zor olacak ama en azından bir yön olacak.
Olmazsa, işte orası korkutucu. Çünkü o zaman yeni bir plan kurmak zorunda kalacağım. Ve ben henüz ikinci bir plan kurmaya hazır hissetmiyorum.
Bu yüzden beklemek hem umut hem de yük.
Bir arkadaşın cümlesi
Geçen gün bir arkadaşım sordu:
“Sen hâlâ jandarma işini mi düşünüyorsun?”
Cevap vermeden önce sustum. Çünkü evet, düşünüyordum. Ama bunu anlatmak kolay değildi.
“Bak” dedi, “hayat sadece tek bir kapıya bağlı değil.”
Bunu kötü niyetle söylemediğini biliyorum. Ama içimde bir yer buna karşı çıktı.
Çünkü bazı kapılar insanın hayatını gerçekten değiştirir. Benim için o kapı hâlâ açılmayı bekleyen bir ihtimal.
Gecenin düşünceleri
Gece olduğunda yatakta uzun süre uyuyamadım. Telefon elimdeydi. Arada tekrar arama yapıyordum:
“2025 jandarma uzman erbaş alımı”
Her seferinde aynı sonuçsuzluk.
Ama garip bir şekilde tamamen umutsuz da değildim.
Belki de insan, en çok belirsizlikte umut eder.
Çünkü kesin bir “hayır” yoktu. Sadece bekleyiş vardı.
Ve bekleyiş, bazen umut kadar güçlüdür.
İçimdeki karar
O gece bir şey fark ettim. Sonuç ne olursa olsun, ben kendimi hazırlamaya devam etmeliyim.
Koşmaya, okumaya, güçlenmeye…
Çünkü 2025’te alım olur ya da olmaz, ben hâlâ ben olacağım.
Ama yine de içimde bir yer sessizce aynı soruyu fısıldamaya devam ediyor:
“2025’te jandarma uzman erbaş alımı olacak mı?”
Ve belki de bu soru, cevabı gelene kadar benimle yaşamaya devam edecek.
Son düşünce: beklemek de bir yolculuk
Kayseri’nin sabahları tekrar gelecek. Erciyes yine beyaz olacak. Ben yine cam kenarında oturacağım.
Telefonumu açacağım.
Haberleri kontrol edeceğim.
Ve içimde aynı his olacak: umut, tedirginlik ve biraz da sabır.
Çünkü bazı soruların cevabı hemen gelmez. Ama insanı büyüten şey bazen cevap değil, bekleyişin kendisidir.
Ve ben hâlâ bekliyorum.