Hayrat ve Akarat Ne Demek? İzmirli Gençlerin Gözünden
Hayrat ve akarat… Bunu duyduğunda ne düşünürsün? Kulağa biraz ağır, biraz akademik geliyor, değil mi? “Ya bir dakika, bu ne ya?” demeden geçemedim, kabul. Ama aslında hayrat ve akarat, gündelik yaşamda karşımıza sıkça çıkan, biraz da gizemli iki kelime. Hem anlamları derin, hem de kullanımları… Evet, gerçekten de bazen günlük dilde kullanıldığında, bu kelimeler tam birer kafa karıştırıcı olabilir.
Ben, İzmir’de yaşayan 25 yaşında, esprili ama derin düşünen biriyim. Çoğu zaman arkadaş ortamımda mizahi bakış açılarımdan dolayı herkesin ne düşündüğünü tam olarak anlamam, o yüzden zaman zaman içine kapanıp “acaba hakikaten çok mu abartıyorum” diye kendimle sohbet ederim. Ama şimdi size bu iki kelimenin anlamını basitleştirip, gündelik hayatla nasıl ilişkilendirebileceğimi göstereceğim. Hazır mısınız?
Hayrat Ne Demek?
Hayrat kelimesi, Arapçadan gelen bir kelimedir ve aslında “hayır işlemek” anlamına gelir. Bir şeyin hayrat olması, insanların faydasına bir iş yapmak, bir iyilik yapmak demektir. Düşün, mesela birini iyilikle yardımcı olmak ya da hayır işi yapmak, işte o zaman “hayrat” yapmış olursun. Ama bu işler de tabii o kadar kolay değil, değil mi?
Öyle ya da böyle, herkesin hayrat yapması kolay değil. Bir gün kahvaltı yaparken, arkadaşım Melis, “Ay, bana da bir şeyler ısmarla ya, ben sana ne kadar iyi bir insanım, fark ettin mi?” dedi. Ben de tabii ki cevaben:
“Melis, ben sana zaten sabahları gözlüğümü bulup, hava soğukken kot pantolon giyerken hep seni hatırlıyorum, bu da kendi başına bir hayrat değil mi?”
Gerçekten de, bazen iyilik yapmak zor olabiliyor. Ama bir hayrat demek, işte bu dünyaya katkı sağlamaktır. Eğer iyiliğini karşılıksız yapıyorsan, o zaman sen de bir hayrat yapmışsındır.
Akarat Ne Demek?
Şimdi de “akarat” meselesine gelelim. Ne yazık ki bu kelime de bazen biraz kafa karıştırıcı olabiliyor. Aslında “akarat”, hayratın tam tersidir. Arapçadan gelen bu kelime de yine benzer bir anlam taşır fakat daha çok “kötülük yapmak” ya da “zarar vermek” anlamına gelir. Yani, hayrat birine faydalı olmakken, akarat onun tam zıttı olan bir davranışı tanımlar. Birine kötülük etmek ya da ona zarar vermek… Hani bazen olur ya, birinin sana yaptığı bir yanlışın etkisiyle “bunu ona gösteririm” diye düşünürsün. İşte o anda, bir “akarat” yapma potansiyeline sahip oluyorsun.
Bir gün, arkadaşım Burak’la yürüyüş yapıyorduk. Burak’ın elinde eski bir telefon vardı, telefonu sürekli düşürüyordu. Ve bir noktada telefon yere düştü, tam o sırada ben de:
“Vay Burak, bu telefonunu düşürüp sana yardımcı oluyorum ya, tam bir hayrat gibi bir şey bu. Ama bak dikkat et, bir gün ben de sana düşürttürürüm telefonunu, o zaman akarat olurum,” dedim.
Burak şaşkın bir şekilde “Sen bir katilsin!” dedi. Ben de içimden “Yok, yok, ben bir düşündüm de, gerçekten akarat yapmam, yapmam” dedim. Ama bazen, her şeyin zıttı olarak “akarat” aklımıza gelebilir. Bu hayatta her zaman iyi olamayız, değil mi?
Hayrat ve Akarat’ın Günlük Hayattaki Yeri
Gel, şimdi biraz daha dikkatle düşünelim. Hayrat ve akarat, hayatımızda her an karşılaştığımız durumlar. Örneğin, birine laf çakmak, arkasından konuşmak… Bunlar akarat olabilir. Ama birine yardım etmek, birini düşündüğünde ona mesaj atmak, yanına gidip “Merhaba, nasılsın?” demek… İşte bunlar hayrat.
Bir arkadaşımın düğününde düğün hazırlığı yaparken, “Hayrat yapıyor muyuz?” diye sordum. O an herkes bana gülmüştü, çünkü ne demek istediğimi hemen anlamışlardı. Ama bir bakıma, birinin düğün hazırlığında zor bir dönemde ona yardım ediyorsan, işte o zaman hayrat yapıyorsun.
Bir gün de, yine Burak ile felsefi bir tartışmaya girmiştik. “Hayrat yapmayı seviyor musun, yoksa daha çok akarat yapmak mı hoşuna gidiyor?” diye sordum. O an Burak, “Bana kalırsa, bazen hayat insanı hayrat yapmaya zorlar, bazen de akarat yapmaya. Ama biz hep Hayrat peşindeyiz,” dedi. Tıpkı bir İzmirli gibi, gerçekten de işler bazen zorlaşsa da, insan bir şekilde hayrat yapmaya çabalar.
Hayrat ve Akarat: Sonuçta Bir Seçim
Sonuçta, “Hayrat ve akarat ne demek?” sorusuna verdiğimiz cevaplar aslında hayatın içindeki tercihlerimizi, yönlerimizi ve değerlerimizi gösteriyor. İyi olmak bazen zor olabilir, ama kötü olmak da kolay değildir. Hayatın zıtlıklarıyla yüzleşmek, kendi tercihlerinle iyilik ve kötülük arasında bir denge kurmak… Aslında bir anlamda hayatın özüdür.
Ve unutmayın, bazen her şey zıttıyla anlam kazanır. “Hayrat” ve “akarat” da birbirini tamamlayan iki kavram gibi. Birini seçebilirsin, ama unutma: Bir gün akaratla karşılaşınca, yine hayrat yapmak için fırsat bulacaksın.